29 Haziran 2013 Cumartesi

Perakendede kadın


Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verileli geçen onlarca yıl… İşletmelere kadın eli değeli çok uzun zaman oldu. Afife Jale’nin ne zaman sahneye çıktığını biliyor ve adına ödüller veriyoruz. Ve daha nice ilkleri unutmuyor ve anıyoruz. Sahi ilk kadın mağaza yöneticimiz ne zaman ve hangi mağazada görev aldı, bilen var mı? Ya da ilk bayan kasiyerimiz ne zaman ve hangi mağazada göreve başladı?


Tarihleri ve adlarını bilmiyorum. Ancak perakendeye kadın eli değmesinin iyi bir şey olduğundan eminim. Zaten bunun tartışılması bile gereksiz. Üstelik perakende sektörü bu konuda oldukça iyi oranları barındırıyor bence. Ben davranmadım ve bildiğim veya görev aldığım birçok perakendecinin de ayırımcılık yaptığına tanık olmadım. Mutlaka olan yerler olmuştur. Bugün perakendede gelinen noktaya baktığımızda ise, mağazalarda birçok branşta bayan çalışanlarımız var ve olmaya devam ediyorlar. Peki, oran daha yükselebilir mi? Bu konuda ayırım yapılmayan yerler için zaten böyle bir sorun yok. Hak eden, hak ettiği yere geliyor, gelebiliyor ve gelmeli de. Perakende sektöründe uzunca bir süredir insan ve verimlilik daha ön plana çıktı. Bu bağlamda, odaklanılan nokta ağırlıklı olarak bu konuların üzerinde yoğunlaşıyor. Başarıda da ve başarısızlıkta da ayırım gözetmiyor sektör.
Gözeten yerler elbette ki bunun dışında yer alıyorlar. Konu insana ve insan yönetimine gelince iş kolay değil, bu birinci faktör. Perakende sektörü de zaten oldukça zor bir sektör, buda ikinci faktör. Gelelim kazanmaya. Kadın erkek ayırımından evvel, insan faktörü bazı kuruluşlarda yeni yeni telaffuz edilir oldu! İnsana yatırım yapanlar arayı açınca, insana yatırım yapmak biraz daha önemli oluverdi.
Bu nedenle, zaten böyle önemli bir konuda, ayırımcılık varsa da ortadan kalkacağını tahmin ediyorum.
Öncelikle, perakende sektöründe nitelikli iş gücüne olan ihtiyaç her geçen gün artıyor ve artmaya devam edecek gibi görünüyor. Kadınlarda perakende sektöründe başarılı olduklarını çoktan ispatladıklarına göre, geriye nitelikli iş gücünün istihdam edilmesi kalıyor. Kalıyor kalmasına da, bulursak işe alırız diyor birçok kuruluş.
İşe uygun kişiyi bulmak, eğitmek, istihdam etmek ve yeri geldiğinde kaybetmek. Sanırım rekabetin zorluğu, bu konudaki diğer zorlukların göze alınmasını sağladı. Bu nedenle artık sadece fiyatla rekabet etmemeye çalışıyor bazı kuruluşlar. Fiyat elbette önemli bir etken ama her an her yerde ve her üründe değil. Perakendeciler fiyat dışında yaptıkları işlerle konuşuyorlar ve konuşuluyorlar uzunca bir süredir. Mağazalar, yenilikler, sosyal sorumluluk projeleri, kişiye özel uygulamalar, farklı özellikler barındıran market kartları ( Bir Kart gibi ) ve insan kaynakları politikaları ile öne çıkıyorlar. Bu nedenle fiyat artık tek enstrüman değil, ancak işler hiç de kolay değil! İnsana yatırım doğallıkla maliyetleri artırıyor. Aslında her şeyin maliyeti artıyor ama karlılık azalıyor! Bu veya başka nedenlerden ötürü, bazen beklenen bazen de sürpriz satın almalara tanık oluyoruz ve sanırım olmaya da devam edeceğiz. Ben bu yazıyı yazarken DiaSA’nın satış haberi geldi. DİA ve paralelindeki Carrefour konusu ayrı bir yazı konusu olur artık. Peki, insana yatırım perakende sektörü için neden bu kadar önemli? Yerel Zincirler Buluşuyor 2013’te cevabının arandığı ve gündemde olduğu YZB’nin bu yılki buluşmasının temasında da vardı. Emeği geçenleri kutlarım. Ve yazımı 2007 tarihli ‘İyiler Mutlaka Kazanır’ başlıklı yazımda, Douglas Malloch’ tan yaptığım bir alıntıyla bitiriyorum. İyilikler dilerim.
“Neysen en iyisi ol...
En iyisi,
Dağ tepesinde bir çam olamazsan
Vadide bir çalı ol.
Fakat oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın.
Çalı olamazsan bir ot parçası ol,
Bir yola neşe ver.
Bir misk çiçeği olamazsan, bir saz ol...
Fakat gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın.
Hepimiz kaptan olamayız, fakat tayfa olmaya mecburuz.
Dünyada hepimiz için birer şey var.
Yapacağınız iş, size en yakın olan iştir.
Cadde olamazsan patika ol,
Güneş olamazsan yıldız ol.
Kazanmak ya da kaybetmek ölçü ile değildir.
Sen her neysen, onun en iyisi olmalısın...”
                                                                         Douglas Malloch
Cehaletle deha arasındaki fark nedir biliyor musunuz? Dehanın sınırları var, cehaletinse hiç sınırı yoktur.
                                                                                                                                Whoopi Goldberg

0 yorum:

Yorum Gönder